ABD’nin ticaret açığı, tarife öncesi ithalat artışıyla rekora ulaştı
Investing.com – Amerika Birleşik Devletleri’nin dış ticaret açığı, Mart ayında sert bir artış göstererek 140,5 milyar dolarla tarihi zirveye ulaştı. Bu gelişme, son üç yılda ABD ekonomisinin ilk kez daralma kaydetmesine yol açan etkenlerden biri olarak kayıtlara geçti. Ticaret Bakanlığına bağlı Ekonomik Analiz Bürosu (BEA) tarafından açıklanan verilere göre, Şubat ayında 123,2 milyar dolar olarak revize edilen açık, Mart’ta bir önceki aya göre %14 oranında artış gösterdi.
Reuters anketine katılan ekonomistler, Mart ayı ticaret açığının 137 milyar dolara yükseleceğini tahmin etmişti. Ancak, bu beklenti aşılarak dış ticaret dengesi rekor bir açıkla sonuçlandı. Bu artışta en önemli faktörlerden biri, iş dünyasının Başkan Donald Trump’ın uygulamaya koyduğu yüksek gümrük tarifelerinden etkilenmemek adına ithalatlarını hızlandırması oldu.
İthalatta tarihi zirve: 419 milyar dolar
Mart ayında ithalat kalemlerinde dikkat çekici artışlar yaşandı. Toplam ithalat %4,4 artarak tüm zamanların en yüksek seviyesi olan 419 milyar dolara ulaştı. Mal ithalatı ise %5,4’lük bir sıçramayla 346,8 milyar dolar olarak kaydedildi. Aynı dönemde ihracat da artış gösterdi; toplam ihracat %0,2 yükselişle 278,5 milyar dolar olurken, mal ihracatı %0,7 artarak 183,2 milyar dolara ulaştı.
Ancak ithalattaki bu hızlı yükseliş, ihracattaki sınırlı artışa kıyasla daha baskın olduğu için dış ticaret dengesi olumsuz etkilendi. Trump yönetimi tarafından Çin’e karşı getirilen %145 seviyesindeki sert gümrük vergileri ve diğer ülkelere yönelik uygulanan “karşılıklı” tarifeler, şirketleri bu tarifeler yürürlüğe girmeden önce stok yapmaya itti.
Ticaret açığı GSYİH’yi aşağı çekti
Geçtiğimiz hafta açıklanan verilere göre, söz konusu ticaret açığı ABD ekonomisinin ilk çeyrekte %0,3 oranında yıllık bazda daralmasına sebep oldu. Bu, COVID-19 salgın döneminden bu yana kaydedilen ilk ekonomik daralma olarak dikkat çekiyor. BEA, dış ticaret açığının yılın ilk çeyreğinde GSYİH’den toplam 4,83 yüzde puan sildiğini ifade etti.
Ekonomistler, ithalatlardaki bu anormal artışın Mayıs ayı itibarıyla yavaşlayabileceğini ve dolayısıyla ikinci çeyrekte GSYİH’de bir toparlanma yaşanabileceğini öngörüyor. Ancak ihracattaki potansiyel düşüş ve ABD’ye yönelik yabancı ziyaretlerde görülen gerileme gibi gelişmeler, bu toparlanmayı sınırlayabilir.
AB’den ABD’ye karşı denge arayışı
ABD yönetiminin ağırlaştırdığı gümrük tarifelerine Avrupa Birliği’nden önemli bir yanıt geldi. Avrupa Ticaret Komiseri Maros Sefcovic, yaptığı açıklamada AB’nin haksız bir ticaret anlaşması imzalamaya zorlanamayacağını belirtti. Sefcovic, Avrupa Parlamentosunda yaptığı konuşmada, 8 Temmuz’da sona erecek olan 90 günlük tarifesiz dönem içerisinde ABD ile adil bir anlaşma için görüşmelere devam edildiğini söyledi.
ABD’nin çelik, alüminyum ve otomobiller dahil olmak üzere AB mallarının %70’ine %25 oranında ithalat vergisi uyguladığı, bu oranın bazı sektörler de dahil edilirse %97’ye ulaşabileceği belirtiliyor. Bu kapsamda ilaç, yarı iletken ve diğer ürünler için yeni soruşturmaların başlatıldığı da bildirildi.
Tarifelerde yeni riskler ve küresel yansıma
AB, Trump yönetiminin uyguladığı yüksek gümrük duvarlarına karşı kendi dengeleme önlemlerini geliştirme hazırlığında. Sefcovic, ticaretin başka ülkelere kayması durumunda AB’nin buna karşı önlem alacağını ve ithalat artışlarını izleyecek özel bir görev gücünün ilk bulguları Mayıs ortasında açıklayacağını duyurdu.
AB’nin odak noktasında artık sadece ABD ile ilişkiler değil, aynı zamanda dünya genelindeki diğer ülkelerle olan müzakereler de bulunuyor. Sefcovic, Hindistan, Endonezya, Filipinler, Tayland ve Malezya gibi ülkelerle serbest ticaret anlaşması müzakerelerinin hızlandırılması için yoğun bir diplomasi yürütüldüğünü ve çok sayıda talep aldıklarını ifade etti.
ABD’ye yönelik tepkiler, ticaret ve turizmi etkiliyor
Trump’ın muhatap ülkelerle uzlaşmadan ziyade yüzleşmeye dayalı ticaret politikası turizm ve hizmet sektörünü de olumsuz etkiliyor. Kanada gibi komşu ülkelerden ABD’ye yönelik ziyaretlerde anlamlı bir azalış yaşanırken, bazı ülkeler ABD ürünlerine yönelik boykot uygulamaya başladı. Göçmen karşıtı politikalar ve Başkan Trump’ın Kanada ile Grönland’ı ilhak etme yönündeki söylemleri, diplomatik krizin derinleşmesine neden oldu.
Uzmanlara göre, ABD ekonomisi üzerindeki bu ek baskılar orta vadede büyümeyi negatif etkilemeye devam edebilir. Özellikle ihracat zayıflarken ithalatın hızlı yükselmesi ve ticari denge üzerindeki baskının artması, küresel resesyon riskini güçlendiren önemli faktörler olarak ön plana çıkıyor.







